İçimden Geldiği Gibi

Hayata İlişkin Her şey Kendi Gözümden


Türkiye, Dışarıda Kazanan Türkiye’de Harcayan İçin Cennet

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 21.Haziran.2023 tarihinde ‘Satınalma Gücü Paritesi (Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları), 2022’ verileri yayınlandı. 

Hem Merkez Bankasının faiz kararının bir gün öncesine denk düşmesi hem de uzun Kurban Bayramı tatiline çıkacak olmanın verdiği rehavetle üzerinde hemen hemen hiç konuşulmayan bir veri oldu.

Satınalma Gücü Paritesi (SGP), farklı para birimlerinin satın alma gücünü birbirine eşitleyen bir değişim oranı aslında. Bu oran kullanılarak harcamalar ortak bir para birimine dönüştürülüyor. Bu sayede satın alınan mal ve hizmet hacmindeki farklılıkları bize yansıtarak, ülkeler arasında gerçek anlamda karşılaştırmaya imkân sağlayan verilerin üretilmesini mümkün kılıyor.

Bizler çoğunlukla Euro ya da Dolar’a göre bir karşılaştırma yapmayı tercih ederiz. Bunun bir sebebi her iki para birimine de aşina olmamız ve hesaplamasının kolay olmasıdır. Ancak uluslararası karşılaştırmada ülkelerin fiyat düzeylerinin farklı olması, resmi ve serbest döviz kurları arasındaki farklılıklar sadece döviz kuru üzerinden karşılaştırma yapılmasını güvensiz kılar. O nedenle ülke kıyaslaması yaparken Satınalma Gücü Paritesine göre yaparsak daha doğru ve güvenilir sonuçlar elde ederiz. 

Fiyat düzeyi endeksi ise, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünün göstergesi olarak kabul ediliyor. Burada eşik değer 100. Eğer endeks değeri 100’den büyük ise karşılaştırdığımız ülkenin karşılaştırılan ülke grubu ortalamasına göre pahalı” olduğunu, endeks değeri eğer 100’den küçük ise bu kez karşılaştırılan ülkenin karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre “ucuz” olduğunu kabul ediyoruz.

Önemli bir gösterge ve aynı zamanda kıyaslamaya da imkân tanıyor. TÜİK’in açıkladığı değer ile Türkiye’yi 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 5 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk) ve 1 potansiyel aday ülke (Bosna-Hersek) ile kıyaslama imkanına sahip olduğumuz gibi, bu ülkelerin birbirleriyle olan durumunu da görme imkanına sahip oluyor. 

Yani kim ucuz kim pahalı ya da kim hangi mal / hizmet grubunda ucuz hangi mal / hizmet grubunda pahalı bu veri sayesinde kolayca görebiliyoruz. 

Şimdi gelelim verinin analizine:

TÜİK tarafından açıklanan veriye göre, Türkiye’nin 2022 yılı sonuçları itibariyle tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksi 40 oldu. Yani 100’ün epey altında.  Bu değer, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin, Türkiye’de 40 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabileceğini gösteriyor bize. 

27 Avrupa ülkesi açısından Türkiye mal ve hizmet sepetinde Avrupa’nın en ucuzu. Tabi bu ucuzluk bizim için geçerli değil. Kazancını bu 27 Avrupa ülkesinden birinde elde edip Türkiye’de harcayan ya da harcamaya niyetli olanlardan bahsediyoruz. 

Türkiye’nin tüketim mal ve hizmetleri grubuna ilişkin fiyat düzeyi endeksi alt gruplar itibarıyla incelendiğinde, kişisel ulaşım araçları endeksi 144 olarak gerçekleşmiş ve bu gruba ait fiyat düzeyinin AB ülkeleri ortalamasının üzerinde olduğu görülüyor. Otomobil sahibi olmanın hala ülkemizde yatırım aracı olarak neden görüldüğünü belki bu açıdan da düşünmek lazım. Avrupalılar bizden çok daha ucuza otomobil sahibi olabilirlerken bizim 1 otomobili kendimize 1 otomobili de yüksek ÖTV nedeniyle devlete almamız gerekiyor. 

Tüketici elektroniği endeksi 79 olarak gerçekleşmiş. Bu grupta da Türkiye’nin fiyat düzeyi diğer alt gruplara nazaran yüksek ancak yine de 100’ün altında. Tüketici elektroniğini hele bu çağda daha fazla teşvik etmemiz gerekiyor. Buraları devletin vergi toplayacağı bir yer, alanlar da yolunacak kazlar olarak görülmemeli. 

Tüm bunlara karşılık giyim endeksi 36 olmuş ve bu grup fiyat düzeyi diğer alt gruplara göre oldukça düşük. Ayrıca Türkiye giyim endeks değerinde karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında en düşük endekse sahip ülke olmuş. Belki de tekstil ülkesi olmanın en büyük avantajı giyimin yine de ucuz olması. 

Alt endeks değerleri topluca aşağıdaki tablodaki TÜİK tablosunda görülebilir.



Yorum bırakın

Hakkımda

Burak ARZOVA, 18.Mart.1970 Tarihinde İstanbul’da doğmuştur. İlköğrenimini Acıbadem de İlkbaliye İlkokulunda, orta ve lise öğrenimini ise Saint-Benoit Fransız Lisesi’nde tamamlamıştır. Arzova, Marmara Üniversitesi’nden ise 1994 yılında mezun olmuştur. 2004 yılında Doçent ünvanını almış, 2009 yılında da Profesör olarak atanmıştır.

Halen Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde öğretim üyesidir. 

Burak ARZOVA, haftanın iki günü Bloomberg HT televizyonunda ve diğer günlerinde de kendi Youtube kanalı ile Integral Fxtv YouTube kanalında ekonomi yorumculuğu yapmaktadır.

Şalom Gazetesinde aylık, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesinde de haftalık yazılar yazmaktadır.

İyi derecede Fransızca, İngilizce ve başlangıç düzeyinde Yunanca bilmektedir. 

DUYURULAR