İçimden Geldiği Gibi

Hayata İlişkin Her şey Kendi Gözümden


Kur Korumalı Mevduattan Kurtuluş Yolunda İlk Adım

Yine bir Cumartesi gece yarısı (19.Ağustos.2023) Resmî Gazete ‘de yayınlanan dört tane düzenleme (Tebliğ) ile Pazar Sabahına (20.Ağustos.2023) başladık. 

Başka ülkelerde insanlar Pazar sabahları ailesi ile kahvaltı eder, birlikte doğa yürüyüşüne, denize falan giderken ekonomiyle ilgilenen bizler için Pazar sabahları önümüze sunulan ‘yeni paketleri’ anlama, anlamlandırma ile geçen sıradan bir iş gününe dönüşüyor.

Ekonomide rasyonelleşme ya da normalleşme derken umarım bu düzenlemelerin yayınlandığı zamanlar da çalışma günlerine rastlar.


Görsel: T24.com.tr

İllüzyon Ekonomisinin en büyük illüzyonu Kur Korumalı Mevduat adı verilen bir enstrümanın para politikası haline büründürülüp herkesi liralaştırma kandırmacasının altına toplama çalışmasıydı. 

Liralaşma derken ülke tümden dolarize olmuştu ama kazanç iyi olunca kimsenin de pek umurunda olmadı uzun bir süre. 

Tasarımcılar bir sıfır maliyetli bir opsiyon mekanizması yaratmışlar ancak çıkış stratejisini düşünmemişlerdi. Yani bir ev yapıp kapısının konmaması ya da fabrika yapıp elektriği çekmemek gibi bir durum vardı. 

Bir mucize gibi sunulan ‘Kur Korumalı Mevduat’ sisteminden rasyonelleşme adımları çerçevesinde nasıl çıkacağımızı tartışır dururken, sistemden çıkış için herkesin aklına yüksek faizli süper bono uygulaması geldi. Ekonomi yönetimi bu enstrümanın olmayacağını hiç vakit kaybetmeden söyledi. Bir nevi ‘Süper Bono’ söylentilerini yalanladı. 

Ortada bir plan olmadığı için hepimiz en yakın Eylül ayının ortalarında açıklanması beklenen ‘Orta Vadeli Program’ ile bir çıkış stratejisi planlandığını düşünmeye başladık.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) büyüklüğü, 21 Temmuz 2023 haftasında 3 trilyon lirayı aştı. BDDK verilerine göre, KKM hacmi geçen hafta 111 milyar lira artarak 3 trilyon 73 milyar 905 milyon liraya ulaştı. Böylece KKM büyüklüğünde yeni bir rekor kırıldı. Dolar cinsinden büyüklüğü ise yaklaşık 112 milyar Dolara ulaştı. 

Sürdürülemez bir hal alan KKM her an başımıza düşecek bir çığ misali tehdit olmaya devam ederken 20.Ağustos.2023 sabahında ise Kur Korumalı Mevduattan çıkışın ilk adımının atıldığını gördük.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca Resmî Gazetede dört adet tebliğ yayınlandı. 

–– Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/20)

–– Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/21)

–– Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2021/14)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/22)

–– Altın Hesaplarından Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2021/16)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/23)

Kur Korumalı Mevduat sisteminden çıkışı başlatacak olan tebliğ ‘Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/20)’ olandı. 

Tebliğe bakınca geçtiğimiz ekonomi yönetimi döneminden bu yana son bir buçuk yıldır mudilerini dövizden KKM’ye dönmeye zorlayan bankalara, TCMB şimdi de KKM’den TL mevduata geçişe ikna edin denildiğini görüyoruz. 

Türk Lirasından kur korumalı yapanların mevduatlarının geri dönüşte TL cinsinden mevduata bağlanması hususu daha arzulanan bir durum olmalı ki burada ilgili hesaplama döneminde vadesi gelenlerin vadeli Türk lirası mevduat/katılma hesabına geçiş oranının yüzde 50,00’nin altında kalması halinde eksik kalan tutar kadar menkul kıymet bloke olarak tesis edileceği belirtilmiş. Bankalara zorlama ile müşterileri ikna dönemi yeniden başlamış oldu. 

Menkul kıymet blokajına uğramak istemeyen banka müşteri KKM dönüşünde vadeli TL de kalsın diye mecburen yüksek faiz vermek durumunda kalacak. 

Şimdi düşünen insan şu soruları ister istemez soruyor.

Merkez Bankası başkanımız ilk Enflasyon Raporu sunumunda bize grafikler üzerinde mevduat faizlerindeki düşüşü göstererek övgüyle mevduat faizini politika faizine yakınsadık demiyor muydu?

Biz o sunumun hemen akabinde normal bir ekonomide yakınsanması gereken mevduat faizi değil, politika faizi dememiş miydi? 

Elbette dedik. 

Merkez Bankası faizi artıramıyor. Yani artırıyor da ekonominin gerektirdiği ölçüde değil. Hala faiz bir öcü, ona dokunulamıyor. Kenarından etrafından dolaşarak ekonomide rasyonellik sağlanmaya çalışılıyor. 

Faizler reel de negatifte kalınca kur da doğrudan müdahale edilerek olmasa da dolaylı bir şekilde 27 TL civarında uzun müddet tutulunca, varlığını korumak isteyenler Borsaya yeniden hücum etti. Başka bir yatırım alternatifi bırakmayınca halk ne yapsın? Ya KKM e gidecek ki gitti ve her hafta rekor üstüne rekor katılım geldi. Ya da Borsa Istanbul’a gidecek ki gitti ve oraya da her hafta rekor katılımcı geldi. 

Şimdi faiz konusunda eli kolu bağlı olan Merkez Bankası aslında mevduat faizinin politika faizine yakınsamasının iyi bir şey olmadığını anladı ki mevduat faizinin yükselmesi için kurban olarak yine bankaları seçti. Bankaları TL mevduat yarışına sokacak bir tebliğ ile karşımıza geldi. 

Doğrusu nedir? Doğrusu doğrudan politika faizini artırmaktır. Olmadı ve anlaşılan olmayacak.

Şimdi bir kesim bu Tebliğ’in KKM den çıkış adımı olması nedeniyle alkış tutuyor, bir kesim ise yeriyor. 

Bence ne alkışı fazla tutmak ne de yergi de ölçüsüz olmamak lazım. KKM den çıkış isteği doğru ancak öngörebilirlik ve şeffaflık sorununun hala devam ettiğini görmek üzücü. 

Şimdi bu karar sonrasında neler olabileceğine bakalım.

  1. Ekonomi yönetiminin arzuladığı ortalarda aylak TL gezmemesi. Bu nedenle ağırlığı TL cinsinden KKM’ye vermeleri normal. Çünkü aylak gezen TL eninde sonunda ya Dolar’a ya da Euro’ya gidiyor. KKM’de parasını tutanların temel motivasyonu Dolar ya da Euro’daki artışa karşı servetini korumak. O nedenle faiz ne olursa olsun vatandaşı motive etmeyebilir. Bunun yanında geçmişte yüksek faiz beklentisi ile TL de kalanlar ani kur artışı nedeniyle servet kaybına uğradılar. Bu hafızalardan silinmedi. Benim tahminim geri dönüşlerin büyük bir kısmının ya Dolar’a ya da Euro’ya gideceği şeklinde. 
  • Dolar’a ya da Euro’ya yöneliş Dolar/TL ve Euro/TL kurlarını yukarı doğru taşır. Ülkede hala bir serbest kur rejimi olmadığı için yükselişler başını alıp gidecek şekilde olmaz. Yine izin verildiği ölçüde olur. Bu durum yeniden rezerv yakmak anlamına gelir.
  • TL dönüşlerde bir kesim parasını Borsa Istanbul’da yatırıma dönüştürmek isteyebilir. Bu yeni kaynak girişi anlamına gelir. Belirli hisseler öncülüğünde endeks yukarı doğru gidebilir. Dikkatli olmakta fayda var.Nasıl ki Cuma günü bu Tebliğ’in çıkacağını önceden bilenler (nedense bunlar hep yabancılar oluyor) yüklü miktarda satış yapıp çıktılarsa, bu kez kurun daha da artabileceğini öngörenler, yeni giren yatırımcılarla yukarı taşınan endeks değerlerini satış için fırsat olarak görebilirler. 
  • Uzun dönemde Dolar/TL deki artış değerlemeleri de yukarı taşıyacağı için Borsaya yeni giriş olmasa bile hisse senetlerinin değeri yukarı doğru gidebilir. Yine de banka hisseleri özelinde durum bence çok iç açıcı olmayabilir. Bankaların yeniden zorunlu menkul kıymet taşımaya sevk edilmeleri banka karları üzerinde olumsuz etki yapabilir. 
  • Bankalar yeniden menkul kıymet alımına yönlendirildikleri için tahvil fiyatları artarken, tahvil faizleri düşecektir. Rasyonelleşme yeniden kendini tahvil faizleri yönünden ‘illüzyona’ bırakmış olacak.

Bu düzenlemelerle birlikte getirilen Zorunlu Karşılıklara ilişkin düzenleme ile de Brüt Rezervler artırılmak isteniyor. 

Bu kararlardan benim anladığım özetle;

  1. Ekonomi Yönetimi KKM nin baş belası olduğunu kabul etmiş. Buradan çıkmak istiyor bu olumlu.
  • Mevduat faizlerinin düşmesinden rahatsız. TCMB faiz artırımı konusunda serbest değil. Faiz artırımının TCMB eliyle değil de bankalar üzerinden zorlama ile yaptırılması kararlaştırılmış.
  • Muhtemelen yabancılarla yapılan toplantıda bu süreç en azından ima edilmiş olmalı. 
  • Merkez Bankası öngörebilirlik ve şeffaflık konusunda ilerleme kaydedemiyor. İletişim konusunda hala çok zayıf.
  • Kur artışı göze alınmış. Kurun yeni hedefinin neresi olduğunu kestirmek güç.
  • Dün bankaların müşterilerine KKM’e gel derken, bugün nasıl KKM’den çık diyeceği konusu önemsenmemiş. 


“Kur Korumalı Mevduattan Kurtuluş Yolunda İlk Adım” için bir cevap

  1. Merhaba Burak Bey,

    Aynı kampüste bulunmuş bir Marmaralı olarak sizi selamlıyorum. Politika faizinin düşük kalmasının bir nedeni de karmaşık mekanizmalar söz konusu olduğu için parasal arzı daraltıcı etki göstermesi değil midir? Politika faizini sert bir şekilde arttırmanın istihdam ve kapasite kullanım oranları üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Dünyada ekonomik büyümenin tekrar sorun haline geleceğine dair başta Çin olmak üzere bir çok emare varken ve ülkemizde ekonomi politikaları bu kadar karmaşık hale gelmişken sert bir faiz artışı daha kötü sonuçlar doğurur. Kademeli ve kararlı bir şekilde politika faizini arttırmak eldeki tek seçenek gibi görünüyor. Kur belli bir seviyeye gelince ve hisse senetleri piyasasında bir düzeltme yaşanınca yabancı fonların hisse senetlerine ve tahvil piyasasına akması ile normalleşme süreci biraz daha kolay hale gelebilir sanki. Asıl önemli olan faizden ziyade merkezi yönetim bütçesinde açık vermemek değil midir?

    Beğen

Yorum bırakın

Hakkımda

Burak ARZOVA, 18.Mart.1970 Tarihinde İstanbul’da doğmuştur. İlköğrenimini Acıbadem de İlkbaliye İlkokulunda, orta ve lise öğrenimini ise Saint-Benoit Fransız Lisesi’nde tamamlamıştır. Arzova, Marmara Üniversitesi’nden ise 1994 yılında mezun olmuştur. 2004 yılında Doçent ünvanını almış, 2009 yılında da Profesör olarak atanmıştır.

Halen Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde öğretim üyesidir. 

Burak ARZOVA, haftanın iki günü Bloomberg HT televizyonunda ve diğer günlerinde de kendi Youtube kanalı ile Integral Fxtv YouTube kanalında ekonomi yorumculuğu yapmaktadır.

Şalom Gazetesinde aylık, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesinde de haftalık yazılar yazmaktadır.

İyi derecede Fransızca, İngilizce ve başlangıç düzeyinde Yunanca bilmektedir. 

DUYURULAR